Polisiye etiketine sahip kayıtlar gösteriliyor. Tüm kayıtları göster
Polisiye etiketine sahip kayıtlar gösteriliyor. Tüm kayıtları göster

Nisan 20, 2014

Beyoğlu'nun En Güzel Abisi - Ahmet Ümit

Beyoğlu'nun En Güzel Abisi (Başkomiser Nevzat #5)
Dili: Türkçe 


Nevzat Başkomserimin son kitabı.. Nevzat Bey'e olan özlemimizden daha fazlası bu kitap. Adından da anlaşılacağı gibi Beyoğlu'nda Tarlabaşı'nda geçiyor hikaye. Kentsel dönüşüm, rant, 6-7 Eylül olayları, sokak çocukları, kayıp hayatlar ve Gezi var..

Bu kitabı önemsememin aslında belki en güzel yanını şöyle açıklayabilirim. "Gezi'den ne sonuç çıktı?" sorusunu soran yerli yabancı bir sürü insan var etrafta. Orada insanlığın iyi tarafı canlandı, gerçek oldu. Evet parktaki güzel dayanışmalı hayat uzun sürmedi belki. Ne zaman ki toplumsal bir olay sanata aktarılırsa işte o gerçekleşir ölümsüzleşir. Gezi dayanışmasını, özellikle sokak çocuklarının orda gördüğü sevgiyi, saygıyı ve şevkati -belki hayatlarında ilk defa- bir romana taşımış olmasıdır bu kitabın önemi. 

Polisiye anlamında eleştirenler olmuş, çok dönüp dolaşmış hikaye bir çözülemedi diye. Belki de Tarlabaşı'nda yaşanan insan dramı da mafyöz illegal işlerin de kördüğüm olup çözülemediğindendir. O nedenle hiç gerçek dışı gelmedi. Kitap boyunca Ali Öz'ün oralar yıkılmadan insanlar sokağa atılmadan önce çektiği fotoğraflar canlandı gözümde. Sonuç olarak siyasi bir roman değil. Sen ben gibi basit insanların, küçük hayatlarının dramı. Önyargılı olmayın diye söylüyorum.

Ben çok beğendim, herkese de okumasını tavsiye ederim. En çok da Gezi olaylarına destek vermeyen insanların, orada bulunmuş kişilerle empati kurması açısından.. 

.."Nah kurtulursun. Öyle piyango bize vurmaz. Anlamadım mı lan taş kafa. Bizim kaderimiz mühürlü oğlum mühürlü. Bugün mutluluktan müebbet yesek, yarın af çıkar. Televizyon kamerası kim, sen kim?"..Sayfa136

.."Bu memlekette kadınların eti de, canı da sudan ucuzdur"..Sayfa172

Bir gözü olmayan minik tinerci sokak çocuğu Pirana'nın sözleri:
..Puştun teki, üç metreden gaz fişeği sıktı tüfekle. Boş bulundum, yoksa yaklaştırmazdım yanıma....Her yer karardı, ama gözümün patladığını anlamadım, birazdan geçer zannettim...... Gözümü açtım ki revirdeyim.. Hastane değil, polis ambulans filan sokmuyordu ki meydana. Parkın revirinde, Şahap Abi diye bi doktor vardı. Bizim Keto gibi kıvırcık saçlı, tombul, o yardım etti bana. Bir de Nazlı Abla.."Sayfa140-141



Nisan 16, 2014

Sultanı Öldürmek - Ahmet Ümit

Sultanı ÖldürmekDili: Turkce

Uzun zamandir okumak istiyordum da kitaba ulasamamistik gurbet ellerde. Nihayet okudum. Acikcasi Nevzat Baskomseer diye ozlemle basladim. Megersem cok bi rolu yokmus bu kitapta :) ama olsun. Burda da tarihci profesor Mustak var.

Bu sefer Fatih Sultan Mehmet konusunda aydinlatmis bizi Ahmet Bey. Cok da iyi etmis, ben bayagi begendim. Her zaman dedigim gibi polisiye romanlari, 'yazardan daha akilliyim' egosuyla katili tahmin etme cabasiyla okumaya karsiyim. Genellikle romanin edebi bir yani olmadiginda, yani kanli ve genellikle Amerikan bestseller romanlarinda elinizde katil tahmin oyunundan baska bir sey olmadigi icin kacinilmaz olabiliyor. Ancak Ahmet Umit'in kitaplari hicbir zaman boyle olmadi.

Bunu sinsi surprizli cinayet romanindan cok bir karakter romani olarak ele almalisiniz. Anlatim dili biraz degisik, ic dunyasina donusler ve mutemadiyen anlik flashbackler var. Ana karakter Mustak Bey'i sevdim arkadasim oldu..

Bu arada, kendim de doktora ogrenciligi yaptigimdan gayri, Mustak Hoca'nin kendi hocasi Tahir Hakki Bey ile olan iliskisi beni en cok etkileyen kisim oldu. Sanirim yillar sonra kitabin konusunu unutsam da bunu hatirlayacagim. Gec saatlere kadar oturup calismalar, hocanin esiyle bile arkadas olmasi vs.. Acaba mesele muhendislik alaninda mi bilmiyorum. Bizim hocalar cok umursamaz, 2 hafta laboratuara ugramazsin farkinda bile olmazlar.. Belki sosyal bilimlerin guzelligi oradadir; insan faktoru. Neyse, ben bayagi begendim. Tavsiye de ederim


Şubat 18, 2014

Aşk Köpekliktir - Ahmet Ümit

Aşk Köpekliktir
Dili: Türkçe


Bu kitap hikayelerden oluşuyor. "Aşk"ı tanımlayan bir dizi cümle de öykü başlıkları. Ancak bir polisiye yazarı olan Ahmet Ümit elinden, romantik bir kitap beklemek saflık olur.

Goodreads'teki eleştirilere bakıyorum. Kimisi çok eleştirmiş, aşk romanı yazmaya kalkarsa böyle olur işte kan gövdeyi götürür, beğenmedim falan. Kim demiş ki aşk hikayelerinin pespembe olması gerektiğini? Katılmıyorum. Bence gayet hoş.

Ahmet Ümit'in en sevdiğim kitabı mı diye soracak olursanız, hayır :) Yine de güzel vakit geçirdim.

Mayıs 31, 2013

Sis ve Gece - Ahmet Ümit


Dili: Türkçe 


Ben genelde zaten Ahmet Ümit'in anlatımına bayılırım. Bu kitabınsa hikayesini çok sıcak ve içten bulduğum için bayıldım! Polisiye romanlarda "son tahmin etmecilik" oynamayı sevenleri hüsrana uğratacak bir kitap..

Kimi insanlar eleştiriler yapmışlar, "Olaya dair ipucu yok kitap boyu, ilgi azalıyor" vesaire diye.. Bence çok da güzel olmuş. Çünkü bu son tahmin etmece oynayanların nedense egoları fazla büyük insanlar olduğunu düşünüyorum. Her an yazardan daha akıllı olduğunu göstermeye çalışmak gibi bir şey. "Ben doğru tahmin ettim" diye övünmek, bence yanlış. Zira yazar kitabı son sayfası okunsun diye yazmıyor. Ona bu yolculukta eşlik etmenizi bekliyor. Bırakın yolculuğun tadını çıkarın..

Ben çok beğendim bu kitabı! Sanıyorum filmi de varmış, umarım bir yerde denk gelirim. Tavsiyeler diz boyu!

Mayıs 20, 2013

Agatha'nın Anahtarı - Ahmet Ümit


Agatha'nın Anahtarı

Dili: Türkçe

Şimdiye kadar okuduğum Ahmet Ümit'lerden değişik bir konsept. Küçük küçük bir sürü polisiye hikaye. Ben çok keyif aldım. Ha yorumlar arasında "vasat" vesaire diyenler olmuş. Sanırım genel akım popüler polisiye kültürüyle alakalı. Son zamanlarda polisiye kitaplar genellikle bir felsefe, tarihi olay veya politika üzerine yazılan, yüksek miktarlarda vahşet içeren ve genellikle seri katil konsepti üzerine yazılıyor. Ahmet Ümit'in de Kavim, Bab-ı Esrar gibi kitapları da böyle. Buna karşı mıyım? Hayır. Ama bu öykü kitabına vasat diyenlerin "olması gerekenin genel akım" olduğu gerçeğine kendilerini kaptırmış olduklarını düşünüyorum.

Bu sefer bir Sabahattin Ali sadeliği içinde günlük hayattan güzel ve ilginç hikayeler okudum. Biraz Beyoğlu Rapsodisi keyfi de aldım ve Nevzat Komiser'le tekrar buluştuğuma memnun oldum.

Ağustos 20, 2012

Sisle Gelen Yolcu - Jean-Christophe Grangé

Dili: Türkçe

Grange'nin yeni kitabi cikmis dediler heyecanlandim. Bundan onceki Ölü Ruhlar Ormanı'nda da heycanlanmistim. Hadi onu bayagi begendim cunku Orta Amerika'da benim gitmek istedigim yerlerde falan geciyordu, e hikaye de kanli canliydi, begenmistim.

Bu sefer, geri kalan Grange kitaplarindan farkli olarak daha psikolojik ve bir takip-kacis hikayesi var. Aslinda olay oldukca ilginc. Psikiyatrik durumlar falan var, ilgisi olana. Ama sanki iste.. mmmhh.. Pek olmamis yauu

Iyi guzel, goodreadste yeterince yildiz da verdim ama bi Leyleklerin Ucusu falan gibi bir tat yakalayamadi bu adam bir daha.. Maxime Chattam bence muthis, iste o Grange'yi bitirdi, (diye yorumluyorum ben).

Ha kan revan kaldiramam ben ama polisiye istiyorum derseniz buyrun kansiz polisiye. Hafif kanli diyelim, elbette bi ceset var.

Haziran 10, 2012

The Sinner - Tess Gerritsen


Dili: İngilizce


Bir önceki kitap The Apprentice'e göre baya iyi. Tabii ki çerezlik şeyler bunlar, herhangi bir edebi değeri de yok. Biraz zaman olmuştu sevdiğim kan revan okumayalı, iyi oldu açıkçası. Şimdi bu serinin 3. kitabı. 4.yü zaten bir süre önce bilmeden okumuştum: Body Double.

Söylenecek fazla bir şey olmuyor bu kitaplarla ilgili tabii ki. Konusundan kısaca bahsedeyim ama. Kitap bir manastırda iki rahibeye hunharca saldırılmasıyla başlıyor. Birisi ölü diğeri komada.. Olaylar gelişiyor karışıyor. Hindistan'da cüzzamlıların yaşadığı bir köyde yapılan katliama bağlanıyor falan filan. 

Çerezlik işte, oku, iyi vakit geçir ve unut tarzı.

.."Faith requires no proof," she said. "But I do"..Sayfa103

..Men might call them bitches, but she recognize them for what they were: embattled women who'd worked so hard to prove themselves in a man's profession that they actually take on a masculine swagger..Sayfa104

..Noni's jacket was so big on her, she looked like a little Michelin's man, tramping out into the snow..Sayfa171

Mayıs 06, 2012

Son Hafriyat - Emrah Serbes

Dili: Türkçe

Son Hafriyat, Behzat Ç'nin ikinci kitabı. Hani film yapılan. Neyse ki filmi izlemeden kitabı okudum. İlk kitapta biraz (hafif, çok değil gerçekten) hayal kırıklığı olmuştu ama bu kitap gerçekten harika. Emrah Serbes belli ki baya geliştirmiş kendini iki kitap arası. Ben de uzman değilim neticede, sıradan bir okur gözüyle söylüyorum.

İki kitapta da dizinin aralarına serpiştirilmiş sahneler bulmak çok hoşuma gitti açıkçası. Sonuçta dizi kendi başına ilerleyen büyüyen bir senaryo oldu. Kitabın es geçilmemesi güzel. Konuyu falan anlatmama gerek yok. Tek bir cümleyle, kendine Red Kit diyen bir katilin peşindeler kitap boyunca.

Hoşuma giden ilk öğe, lakaplar. KASS var mesela en güzeli: Kendini Ahmet Sanan Süleyman. BMx2 var. Barni Moloztaş'a Benzeyen Müfettiş. Gorbaçov Hasan, Pembo var. Var oğlu var.

Hoşuma giden ikinci şey ise kitap boyunca Ankara'nın içine edilmesinden, oranın buranın kazılmasından bahsediliyor olması. Abi X'te buluşalım. Nerde? X'te işte, şimdi yıktılar Y oldu ya.
Ah hö(ü)rmetli belediye reisi, mahvettin her yeri de, neyse ki insanlar senden korkularına susmuyorlar.

İşte böyle çok güzel bir kitap olmuş. Alıntı yazmak çok kolay değil. Genellikle hikayenin gidişinden kahkahalara boğulduğunuz anlar veya vay anasını dediğiniz yerler oluyor ama koca bir sayfayı buraya aktarmadan anlaşılacağını düşünmüyorum. O bakımdan az ve öz.

..Cinayet mahallinde Behzat Ç., kayıp yakınlarını coplayan on robocop gücündedir derler..Sayfa56

.."Bencil adamlardaki evcil hayvan tutkusu."..Sayfa156

..Esasen kendisi de makine mühendisiydi, ama kafası fazla çalışmadığından müdür yapmışlardı..Sayfa157

Nisan 01, 2012

Her Temas İz Bırakır - Emrah Serbes


Dili: Türkçe

Evet nihayet kitaplara başlayabildim.. Keşke diyorum diziden önce haberim olsaymış da okusaymışım. Dizinin muhteşem kurgusundan dolayı kitapla ilgili çok çok çok yüksek beklentim vardı açıkçası. Bu sefer bahsettiğim beklenti "uyarlama uyum yüzdesi" değil elbet. Kitabı bir çırpıda okudum okumasına ama pek normal bir şahıs olmayan Behzat Amir'in gelgitleri çok net değil. Yani dilim varmıyor söylemeye lütfen yanlış anlama Emrah Serbes.. Kalemin o zamanlar çok güçlü değil miymiş?? Gerçekten çok tatlı metaforlar var; aşağıda da yazdım zaten ama kitabın içine balıklama dalamadım sanki..

Bu arada diziyi izleyenler için.. Bu kitap dizinin ilk bölümü ancak her şeyiyle aynı değil. Örneğin Akbaba karakteri Behzat'ın yaşında daha yakın. Hikayede birden fazla cinayet var aslında falan filan. Hatta en çok hoşuma giden şeylerden birisi de kitap içinde geçen bazı repliklerin veya sahnelerin, dizinin başka başka bölümlerinde karşımıza çıkmış olması. Sezon boyu iyice yedirilmiş yani.

Özellikle ikinci sezonda büyüyen Hayalet karakteri heyecanımın hevesi kursağında bekliyor. Bu kitapta fazla rolü yoktu ama ben umudumu kaybetmedim bekliyorum :)

Neyse sonuç olarak kitabı gerçekten çok beğendim. Velhasıl dizinin verdiği gazla sürreel bir mükemmellik beklentim olmuş, onu tam tatmin edemedik. Sanırım ilk kez bir eserin görsel halini daha çok sevdim. Tabii ki herkese tavsiye ediyorum, diziyi izleyen izlemeyen. En kısa zamanda diğer kitabı da okuyacağım. Belki diğer kitapta daha güçlü bir kalem vardır bilemiyorum ama nihayetinde yazarın kendini kanıtlama derdi yok artık. Senaryoların tamamını kendisi yazmasa da orada görüyoruz zaten.


...(Hayalet için) Az ötedeki Tekel bayisinin önünde durmuş, çevredekilerle sohbet ederken, kağıt üzerine alelacele karalanmış bir çöp adamı andırıyordu...Sayfa16

..Sen terör örgütü müsün Ramazan Ağbi?...Sayfa31

..- Adın ne?
- Şule, Jale, Berna, Selma.. Hangisini tercih edersin?..Sayfa109

Şubat 24, 2012

The Apprentice - Tess Gerritsen


Dili: İngilizce

Son zamanların boşluğu içinde cinayet kan revan kitabı okumayıp da ne yapacaktım yani?! Jane Rizzoli Serisinin 2. kitabı bu Apprentice. Türkçesi Çırak. Sıradan bir bestseller o yüzden şöyle şahane falan demeyeceğim. Alıntıya veya şarkıya da değmeyecek.

Tek söyleyeceğim, kendi tarzında sürükleyici ve adli tabip olmasından ötürü mantıklı yazıyor bu kadın. Her ne kadar ben bilmeden seriye 4. kitap olan Body Double'dan giriş yaptıysam da siz yine de ilk kitabı okumadan bunu okumayın.

Karşılaştırma yapmak manasız ama ilk kitap daha iyiydi. Bunun sonunda "yok devenin bale pabucu" dedim ben. Yani boşuna mı okuduk o kadar sayfayı madem yarım sayfada sonuca bağlanacaktı.. Neyse işte, televizyonda CSI izlemek ne kadar çerezse bu da o kadar. Hiç değilse 3-5 ingilizce kelime tabir öğrenmişimdir. Tabii bir de 3. kitabı okuyabilecek hale geldim o iyi oldu.
Ben ki notu çok bol biriyim, Goodreads'te 2 yıldız alır daha da alamaz..

Aralık 25, 2011

Kara Büyü - Maxime Chattam


Dili: Türkçe

Bir önceki kitap Karanlığın Soluğu'ndan beri gerçekten çatlayacaktım. Bu kitap sevgili Joshua Brolin'imizin geçtiği son kitap. Yine Annabel ile beraber bir maceraya atılıyorlar. Yine vahşet falan var ama diğer kitaplar kadar değil. Çok rahatsız edici değil. Kitap bir üçleme(Kötü Ruh-Karanlığın Soluğu-Kara Büyü) gibi tamam ama bu son kitabı diğerlerini okumadan okuyabilirsiniz. Zaten başında da Maxime'ciğim not düşmüş. Okunur tabii ama ben yine de önce karakterleri tanımak açısından diğer ikisini okumanızı tavsiye edeceğim.
Yine sürpriz bir son var. Ben tahmin edici insanlardan değilim, bunu daha önce de bir yerde yazmıştım. Kitabın sonunu tahmin etmeye çalışıp yazara artislik yapmayı sevmem. Kendimi kaptırıp hikayeye bırakırım. Böyle olunca insan daha çok keyfine varıyor.
Bir Maxime Chattam klasiği olarak bir açık yakalanamadı yine. Müthiş kurgu.
Bu arada ayrıca sevindirici bir haber var. O önceki kitaplardaki çevirmen işten atılmış sanırım, çok sevindim. "Beriki" ve "Nirengi noktası" kelimeleri manyağı, ishal olmasını temenni ettiğimiz çevirmen, kendinize başka bir iş bulmanız bence de çok isabet.

Gelgelelim içimde kalan birşey var, o da bir önceki kitapta ortaya çıkan Annabel karakteriyle ilgili. Bu Annabel'in kocası ortadan kaybolmuş. Onun akıbetini bir türlü öğrenemedik. Ben tam hayıflanırken, Maxime'ciğim kitabın sonuna not düşmüş. Brolin hikayesi burada bitiyor ama size söz veriyorum Annabel'in kocasına ne olduğu başka bir kitapta ortaya çıkacak.

Şimdiii bu kitap 2004 basımı. Tee ne zaman. Doğan kitaptan bu noktada isteğimiz, lütfen bütün kitapları çevirin.


Kasım 13, 2011

The Surgeon - Tess Gerritsen


Dili: İngilizce

Bir toplantı sırasında sıkılıp indirdiğim e-book kendisi. Benim gibi kağıt haricinde okuma özrü olan bir insan için bir çığır bu. Öncelikle, bilgisayardan kitap okuma işine değineyim. Rezalet! Saatlerce bilgisayar ışığına odaklanmış halde, insanı sanki araba tutmuş gibi oluyor. Bir daha yapar mıyım? Bu tarz bestseller cinayet vahşet romanlarına para verip kütüphanede tozlanacaklarına, evet! Ha tabii bir Maxime Chattam değil.. Her neyse, kitaba dönersek. Benim sevdiğim tatta, kan revan vahşet psikoz var. Canlı canlı kadınların rahmini söküp sonra da boğazlarını kesen bir katil.
Aslında adli tıp doktoru olan bu hanımdan daha önce Body Double'ı okumuştum. (Bu sayfada olmayan, çünkü çok daha önceden okuduğum bir de "Girl Missing" diye bir kitabı var.) Orada Dr. Maura Isles ve Dedektif Jane Rizzoli vardı. Meğersem, Tess Gerritsen'ın ana karakterleriymiş bu iki hatun ve bir seri kitapmış. Ben tutup 7.sini falan okumuşum. O nedenle ilkini okuyayım dedim. Bu kitapta henüz Dr. Maura Isles yok.. Sanırım ikinci kitapta ortaya çıkacak. Bir de televizyondaki Rizzoli&Isles adlı, hep görüp hiç izlemediğim dizi de bu kitaplara dayanıyormuş. Girl Missing hariç, o apayrı (galiba)..
Kitaba geri dönersek, çok da fena değil. Yani aman aman hoşuma gitti diyemem ama akşam eve yorgun geldiğinizde televizyonda saçma aşk dizisi izleyeceğinize bu kitabı okumayı isteyebilirsiniz. En azından 3 5 tıp terimi içeriyor. Tabii anlaşılacağı üzere, zaman geçirmelik cheesy dediğimiz. Ha ben seviyorum, bütün diziyi de okuyacağım :)

Eylül 26, 2011

Karanlığın Soluğu - Maxime Chattam


Dili: Türkçe

Pek sevdigim kitap Kötü Ruh'un bir devami gibi. Bizim profil uzmani eski polis (evet istifa etmis) Joshua Brolin'imiz var. Ancak sonradan piyasaya cikiyor, asil polis New Yorklu Annabel. Bir de bundan sonra yazdigi Kara Buyu kitabi varmis. Zaten okunmadik bir o kaldi.
Kitaba gelirsek, ben yine cok begendim! Bu sefer de inanilmaz bir vahset soz konusu. Bence sacma ama okuduklarindan midesi bulanan varsa hic heveslenmesin. Ben kendim bir cani oldugumdan degil ama seviyorum abii!
Araya seyahatler vesaireler girince biraz surundu elimde, oyle olmasaydi 15 saat veriyorum, mesai saatleri dahil. Sip diye bitirilecek kitap. Maxime Bey'in bu gercekci yazilarini gercekten cok seviyorum. Acik yakalamak neredeyse imkansiz. Burasi da sacma diyemiyorsunuz. Sillakk diye bir sonraki sayfada yapistiriyor aciklamasini..
Cinayet, kan revan goz bagirsak seven icin paha bicilemez.

Ote yandan, daha once Kaosun Sirlari adli kitapta da yaptigim elestiriyi burda da tekrarliyorum. O cevirmen lutfen kovulsun! Gercekten "Beriki" ve "Nirengi noktasi" kelimelerini duymaktan irite oldugum kadar yoldaki solucanlardan igrenmiyorum. Ceviri cok cok cok basarisiz. Idefix'in sayfasinda yapilan bazi elestirileri okudum. Yazarin edebi olmaya calisip gulunc duruma dustugunu yazmislar. Bu kisilere ozelikle gidip fransizca ogrenmelerini ve kitabi orjinal dilinden okumalarini oneriyorum. Fransizca bilen biri olarak, deyimlerin, mecazlarin cok komik sekilde cevrildigini gordum. Hah iste oralarda midem bulandi, yoksa hikayedeki kandan degil.

Sonuc olarak, Maxime Chattam bir yildizli pekiyiyi daha evine goturuyor.

Haziran 27, 2011

Body Double - Tess Gerritsen


Dili: İngilizce

Sürüklendim. Kendisi cinayet kanlı manlı bir best seller aslında. Sonu öyle inanılmaz güzel vayy dedirtmiyor ama tahmin edemediğimi söylemeliyim. Ha bu tür kitapların bütün olayının, sonunu tahmin edebilmek veya edememek olduğunu düşünmüyorum. Bence iyiydi. Ana karakterimiz bu türün klasiği: otopsi doktoru. Bir gün bir ceset çıkıyor karşısına, bir de bakıyor ki kendisi! A aaa ikizim mi varmış derken derken işler tabii ki arap saçına dönüyor. Güzel çerezlik bir kitap. Bu tarz seven varsa tavsiye ederim. Öyle aman aman bir vahşet söz konusu değil, korkmaya gerek yok.

Şubat 20, 2011

Zamanın Kanı - Maxime Chattam

Dil: Türkçe

Kitapla ilgili birşey yazmadan önce çevirene bi çift sözüm var: İshal olsun inşallah! Bu yazara olan övgülerim (hikayede açık nokta bırakmaması, benim bütün detay sorularıma cevap vermesi) yine geçerli. Ama çeviren mahvetmiş kitabı. Sinirlene sinirlene okudum. Sürekli bi "beriki" lafı geçiyor. Marion şunu dedi, beriki güldü. Beriki ne lan! Ama daha kötüsü var: "Nirengi noktaları". Lanet olası nirengi noktaları yüzünden kitaptan soğudum. Doğan Kitap olacak bir de, mail atıcam uygun bir zamanda. Hiç mi okuyan eden yok. Rezalet bir çeviri. Neyse gelelim hikayeye. Ahmet Ümit'in Beyoğlu Rapsodisi'nden esinlendiğini düşünüyorum yazarın. Ama bir sonraki levelını yazmış. Fransa'daki politik cinayet skandalının tanığı olan Marion gizli servis tarafından Mont St Michel'e gönderilir. Oradaki manastırda rahipler onu saklarlar falan. Bu sırada Marion'un eline 1920lerde Kahire'de yazılmış bir günlük geçiyor. Vahşice öldürülmüş bir dizi 10 yaşlarında çocuk cinayetinin araştıran polisin günlüğü. Sonunu yazmayacağım tabiki ama "Gerçek" nedir, gerçeğimizi biz mi yaratırız tarzı felsefik birşeye dönüşüyor sonunda. Kendi aklımca "yau ben bunun sonunu tahmin ederim" diye yaptığım sıradışı tahminden de sıradışı bir sonu var. Hobarey dedim. Yine çok güzel yazmış. Diğer kitaplarını da tez okumak lazım. Ah bi de şu çeviri olmasa.

Şubat 06, 2011

Tell Me Your Dreams - Sidney Sheldon

Dil: İngilizce

Malezya-Singapur-Endonezya yolculuğum sonrası 9 saat kadar durakladığım Dubai'de tekrar euroya çeviremeyeceğim parayla havaalanında aldığım bestseller kitap kendisi. Masmavi güzel bir kabı vardı. Adı da rüyalı falan olunca alıverdim. İşin güzel yanı, çok iyi çıktı kitap. İngilizcesi hiç ağır değil, aksine o kadar hafif yazılmış ki, kitabın hiçbir edebi yanı olmadığını düşünüyorum. Gel gör ki, kurgusu bayağı iyi. İşin içine kişilik bölünmesi meseleleri girince hele çok ilginç olmuş. Kadının diğer kitaplarını da okumak lazım haliyle.

Ocak 11, 2011

İstanbul Hatırası - Ahmet Ümit

Dil: Türkçe

Hem iyi hem de kötü anlamda "klasik bir Ahmet Ümit kitabı" demek istiyorum. Önce kötüden başlayalım zira küçük bir kısmı. Daha önce Ahmet Ümit okumuş olanlar için tanıdık olacak ama burada yazmamam daha iyi. Katil kim çıkacak acaba sorusunun cevabı yazara aşinaysanız hiç sürpriz olmuyor. Ama ilk kez bir kitabı okunuyorsa çok hoşa gideceğinden eminim. Gelelim iyi kısmına. İstanbul'un kuruluşundan itibaren günümüze kadar bütüüüün hikayesi var kitapta. İstanbul'un belli tarihi yerlerine ellerinde eski sikkelerle kurban edilmiş gibi bırakılan cesetleri araştırıyor Nevzat Komser. Yanında da Ali ve Zeynep. Hikaye örgüsü tabii ki süper ama kitabın asıl olayı, özellikle Kavim ve Bab-ı Esrar'da olduğu gibi inanılmaz bilgilerle dolu olması. Ahmet Bey yine harika bir araştırma ortaya koymuş. Hayatımda ilk kez Osmanlı tarihine ilgi duyduğumu, merak ettiğimi ve daha çok okumak istediğimi hissettim. Televizyon'da da Kanuni'yle ilgili dizi başlıyor zaten, onu da izlerim kesin. Kitaba dönmek gerekirse, İstanbul'un uğramadığımız muhitlerinde Balat'ta çok sahne var. Bir de rakı sofrası muhabbetleri var ki aman allah, nası canı çekiyo insanın.. Çok güzel anlatılmış. Mutlaka okunmalı.

Aralık 07, 2010

Yapay İnsan - Sanjay Nigam

Dil: Türkçe

Amerika'da yaşayan Hintlilerin hayatı, Hintli doktorların çalıştığı hastanede olan bitenler var. Yapay İnsan aslında 6 7 tane organ nakli geçirmiş Hindistan'ın sağlık bakanıdır. Ana karakterimiz Sonny adlı genç doktor. Etrafındaki karakterler ise okumayı çok seven hemşire Gwen, hademe Manny, uykusuzluk sorununu çözmeye çalışan Dr. Ranjan ve Alvin, karısının poposunu ısırıp hastanelik eden Nishad ve Sonali, restoran sahibi Tiger, aslında psikoterapist olan ama guru ayağına yatan Dr. Giri, Hintli şovmen ve politikacı Ronny ve en tatlısı da "hipokinetik adam". Kitapta aslında birsürü küçük hikaye var. Genele bakıldığında giriş-gelişme-sonuçtan çok bir kesit yansıtılmış. Türkiye'ye dönüş öncesine geldiği için çabuk bitiremedim ama karakterleri şurda takır takır sayabilmiş olmam onları sevdiğimin bir göstergesi. Herkesin bir takım sırları ve sorunları var. Amerika'daki bu "küçük Hindistan"da yolları bir şekilde kesişiyor. İlginç, sıcak ve tatlı bir hikaye. Bir süre sonra, koltukta battaniyeye sarınmış şekilde tekrar okumak istediğim bir kitap.

Kasım 09, 2010

Ölü Ruhlar Ormanı - Jean-Christophe Grangé

Dil: Türkçe

Çok çok çok çok güzel. Çok kanlı. Çok vahşi. Sevdiğimiz gibi. Açıkları var mı yok mu çok yakalayamadım çünkü çok karmaşık bi hikaye. Takibinde zorlanılıcak kadar. Ama çok güzel. Kitabın ana karakteri Jeanne adında 35 yaşında bekar bi kadın. Kendimi neden onunla özdeşleştirdim anlamadım. Evde kalıcağıma kesin gözüyle bakıyorum sanırım. Süpriz sonu var, güzel Grangé kitabı.

Eylül 04, 2010

Kötü Ruh - Maxime Chattam

Dil: Türkçe

Muhteşem muhteşem bir kitap. Çok vahşet ve bu adama bayıldım ben! Hadi len burası nası olmuş diye sorduğum anda şaaaak diye cevabını yapıştırdı her seferinde ağzıma. Kurgu mükemmel! Sonu sürpriz. Güzel güzel çok güzel, tebrik ediyoruz genç fransızı.