Fransızca etiketine sahip kayıtlar gösteriliyor. Tüm kayıtları göster
Fransızca etiketine sahip kayıtlar gösteriliyor. Tüm kayıtları göster

Ekim 27, 2013

Lettres à un jeune poète - Rainer Rilke


(Genç Şaire Mektuplar)
Dili: Fransızca


Bu kitabı sevgili doktora hocam Olivier doğum günümde hediye etti. "Sanatçı olmaya çalışmakla doktora yapmak çok da farklı değil." dedi. İlk başta, kendi yapamadığı veya yapmadığı rehberliği Rilke'ye mi yıkmaya çalışıyor diye düşündüm.. Gel gelelim, okudukça anladım ki, insan kendi kendini var ediyor. Okul ise insan beynini bu yolculuğa iten kıvılcım (olmalı).

Kitap, Avusturyalı şair Rilke'nin Kappus adlı yeni yetme şaire bir takım tavsiyelerde bulunduğu mektupların birleştirilmesi. Kitabın sonunda başka insanlara yazdığı mektuplar da var ve ben aslında bütün kitap içinde en çok kayınbiraderine yazdığı mektubu beğendim. İnsan ilişkilerinden, zorluklarla başa çıkmaktan falan bahsediyor.

Kappus'e yazdığı mektuplara gelince; "şunu yap bunu yap" demekten çok farklı. Yol gösterici, usta, akil adam gibi yakıştırmalar bu adama olur ancak. Bence hayatta kısa dönemli (doktora gibi) veya uzun dönemli hayalleri hedefleri olan herkese tavsiye edilebilecek bir kitap. Ha ben öylece yaşayıp gidiyorum falan diyorsanız zaten yaşıyor musunuz bilemiyorum, okumanıza gerek yok.

Kitabı Fransızca okuduğum için alıntıları da okuduğum gibi yazıyorum. Almanca bilseydik de orjinalinden okusaydık..


..Laissez à vos jugements, sans la perturber, la calme évolution qui leur est propre et qui, comme tout progrès, doit venir des profondeurs intérieures et n'être pressée ni accélérée par rien. Tout n'est que porter a terme, puis mettre au monde..Sayfa47

..Vous êtes si jeune, si antérieur à tout commencement, que j'aimerais vous prier, autant qu'il est en mon pouvoir, très cher Monsieur, d'avoir de la patience envers tout ce qu'il y a de non résolu dans votre coeur et d'essayer d'aimer les questions elles-mêmes comme des chambres verrouillées, comme des livres écrits dans une langue très étrangère..Sayfa55

..Mère ne pourra pas t'aider, car en réalité personne, dans la vie, ne peut aider autrui; c'est une expérience que l'on fait lors de chaque conflit, de chaque désarroi: on est seul..Sayfa125

Haziran 12, 2011

Journal du Voleur - Jean Genet


Dili: Fransızca

Kitabın ilk 3-4 sayfasında resmen ağladım. Sonra alıştım. O kadar edebi bir dil kullanmış ki yazar, fransızcası ağırdı yani. Uzun zamandır fransızca okumamamın da etkisi herhalde. Neyse sonraları alıştım okudum güzelce. Yazarın otobiyografisi gibi bu "Hırsızın Günlüğü" kitabı. İlgilenene Türkçesi Ayrıntı yayınlarından çıkmış. Peki nerden okudum bu kitabı? Sevgili Patti Smithçiğimin kitabında inanılmaz bir Genet hayranlığı var. Hatta Paris'e gittiğinde müzesini de ziyaret ediyor. Neyse gelelim Genet'ye kimdir nedir.. Efendim kitap 1930lardan 2. Dünya Savaşı'na kadar olan dönemi içeriyor. Bir bakıma inanılmaz bir gezgin Genet, Avrupa'nın bir sürü yerinde yaşıyor. Ama nasıl yaşıyor? Kendisi bir homoseksüel, hırsız, fahişe, bir hain ve bir yazar. Avrupa'yı hapishane hapishane geziyorum diyor kendisi de. Aşık olduğu ve beraber olduğu veya olamadığı erkekleri öyle bir tarif etmiş ki, böyle bir şehveti ben ne bir kadının erkek için yazdığını ne de bir erkeğin kadın için yazdığını gördüm. Anlatılan sabit bir olay yok. Bir ileriden bir geriden sahneler var. Hayatında önemli erkeklerden bahsetmiş, Java, Stilitano, Armand, Lucien, Salvador vs.
Kitabı bitirdikten sonra benim aklıma gelen önemli birşey şu oldu. Gezgin insanlar, bütün hayatları boyunca ordan oraya gidenler, acaba bir noktada hırsızlığa başvurmak durumunda kalır mı? Hani bileyim de ona göre çıkacağım yola..


...L'expérience est douloureuse et je ne l'ai pas encore achevée.. sayfa243

...La trahison, le vol et l'homosexualité sont les sujets essentiels de ce livre. Un rapport existe entre eux, sinon apparent toujours, du moins me semble-t-il reconnaître une sorte d'échange vasculaire entre mon goût pour la trahison, le vol et mes amours... sayfa193

...Les Allemands seuls, à l'époque de Hitler réussirent à être à la fois la Police et la Crime. Cette magistrale synthèse des contraires d'un magnétisme qui nous affolera longtemps... sayfa214

Kasım 11, 2010

La Petite Fille de Monsieur Linh - Philippe Claudel

Dil: Fransızca

Muhteşem bi öykü. Ve inanılmaz acıklı. Uzaklardaki ülkesindeki savaştan torunuyla kaçan bir dede. Kucağında bebekle. Dilini hiç bilmediği bir ülkede. Torunuyla yapayalnız. Onu ilk yerleştirdikleri yatakhanenin etrafında dolaşırken tanışıyor Monsier Bark'la. Birbirlerini anlamıyorlar ama iyi arkadaş oluyorlar. Sonra Monsieur Linh'i oradan alıp tımarhane gibi bi huzur evine götürüyolar ve Monsieur Bark'ı özlüyor Linh dede. Sürpriz bir sonu var. İkinci kez okunursa çok daha iyi olucağını düşünüyorum. Sonu sebebiyle ayrıntıların ikinci seferde daha iyi yakalanacağı meselesi. Çok güzelmiş çooook. Türkçesi de varmış. Fransızca okumak isteyenler için, dili çok basit. Rahatlıkla okunabilir.

Ağustos 01, 2010

La Revolution des Fourmis - Bernard Werber

Dil: Fransızca

Serinin son kitabı tam bir kabus. Uzattıkça uzatmış sayın yazar. Hoşuma gitmedi, zorla ite kaka bitirdim.

Temmuz 15, 2010

Le Jour des Fourmis - Bernard Werber

Dil: Fransızca

Serinin ikinci kitabı, oldukça ilginç bilmeceler burada da var. Bir dizi cinayet söz konusu. Bu kitap da güzel.

Haziran 15, 2010

Les Fourmis - Bernard Werber

Dil: Fransızca

Oldukça ilginç karıncaların dünyasını anlatıyor. Bizim kadar evrimleşmiş çok güzel işleyen sosyal bir toplum. İnsan ve karınca dünyalarının iletişime geçmesiyle olanlar.

Nisan 15, 2010

Le Livre de Voyage - Bernard Werber

Dil: Fransızca

İç yolculuğa çıkarıyor. Kitabın benimle konuşuyor olması güzel. Dili sade olduğu için fransızca kitaba dönüşüm muhteşem oldu. Evet.