İhsan Oktay Anar etiketine sahip kayıtlar gösteriliyor. Tüm kayıtları göster
İhsan Oktay Anar etiketine sahip kayıtlar gösteriliyor. Tüm kayıtları göster

Şubat 26, 2014

Galîz Kahraman - İhsan Oktay Anar


Dili: Türkçe



"Efendimiz"e olan bağlılığım yüzünden bu kitabı çok sevdiğim ithamını seve bayıla kabul ediyorum. :)

Her cümlede yeniden keyiflenerek okudum kitabı. Diğer kitaplardan farklı olarak ana hikaye biraz, nasıl söylesem, isyankar! Sevgili İhsan Abimizin gönlünde belli ki bir şeyler birikmiş de kusmuş gibi.

Yine diğer kitaplardan farklı olarak, günümüzde olmasa da yakın tarihte geçiyor hikaye. Külhanbeyleri zamanları lüks arabalı ve daireli İstanbul yıllarında. Kullandığı o sihirli eskimsi dil aynı olduğu için çok güzel bir tezat olmuş, bana çok keyif verdi.

Alıntı yapmak çok zor malum, prensip gereği bütün kitabı buraya doldurmamak adına yapmıyorum. Bir kitap daha olsa da okusak..

Ekim 19, 2012

Yedinci Gün - İhsan Oktay Anar

Dili: Türkçe



Kitabı çıkar çıkmaz doğum günü hediyem olarak gönderen Haku'ma çok teşekkür etmem lazım önce. 
Gelelim kitaba.. 3 bölümden oluşuyor. Benim bayıldığım bittiğim, her kelimesine her cümlesine yine aşık olduğum kısım ilki. En uzun bölüm de bu zaten. Özellikle kitabın ilk sahnesi tanıdık İhsan Oktay Anar labirenti. Sanki bir filmin ilk sahnesi gibi, sahneden sahneye güzel bağlara binmiş atlayan bir kameradan bakıyor gibisiniz. Kitap boyunca da size alakasız görünecek şeyler tabii ki İhsan Oktay Anar klasiği olarak çok tatlı bir şekilde birleşiyor.

Bu farklı sahnelerin kişilerin birleşmesi konusunda söylemek istediğim bir şey var. Bazen bir karakter öyle detaylı öyle gelmişli geçmişli anlatılıyor ki karakterin sonunun da aynı şaaşaayla anlatılacağını veya önemli bir insan olduğunu düşünüyorsunuz ama yazar sizi şaşırtıyor. Sayfalarca okuduğunuz karakter 2 satırda bitebiliyor. Ancak bunu öyle bir şekilde yapıyor ki sizi rahatsız edip hayal kırıklığına uğratmaktansa hoşunuza gidiyor.

Uzun zamandır yeni kitabını bekliyordum. Hala da bekliyorum çünkü insan bu anlatıma doyamıyor. Dilini ağır bulanlar ve okuyamayanlar var. Onlara tek söylenecek kafanızın dingin olduğu zamanlarda okuyun. Bir kere hikayenin akışına kaptırabilirseniz kendinizi çok çok keyifli bir yolculuk.

Benim favorilerim yine de Suskunlar ve Puslu Kıtalar Atlası ama bunu da çok beğendim. Hikaye özeti gibi bir şey yazmaya çalışmayacağım. Hele ki alıntı yapmak hiç haddime düşmez, bütün kitabı yazabilirim. Her cümle öylesine emek verilerek yazılmış ki okuyucunun damağında gerçekten güzel bir tat ve burnunda güzel bir koku bırakıyor. Cümlelerin herhangi birine haksızlık etmemek adına bir şey yazmıyorum. Okuyun!

Aralık 04, 2010

Kitab-ül Hiyel - İhsan Oktay Anar

Dil: Türkçe

Yüzümden gülümseme eksik olmadan okudum kitabı. Deli gibi evet. Yine bir sürü yerden gelen yol inanılmaz bir ustalıkla birleştirilmiş. Her cümleye çok çok özenilmiş. Yine harika yine muhteşem. Bu sefer nesilden nesile geçen hiyel (mekanik demekmiş) insanlarını anlatıyor. Akıllarına gelen binbir türlü icat, neredeyse teknik resim sayılabilicek şekilde resmedilmiş. Bir de söylemeden edemeyeceğim. İhsan Abi, nerden buluyosun öyle güzel isimleri??? Katırcı Ahmet Bey, yok işte Altıparmak Şahin Bey, Divane Asım Efendi, Havai Efraim Bey, Tokmakçı Abidin Paşa ve daha neler neler. Hiyel ve hayal alemiyle ilgili düşünmem gerekiyor. Evet, kesinlikle tekrar tekrar okunmalı. Üzüldüğüm şey ise, İhsan Abi'nin bütün kitaplarını bitirmiş olmamdır.. Tekrar okumak tabii ki farz ama daha çok daha çok istiyo insan, ne yapalım alıştırdı bizi bi kere..

Kasım 01, 2010

Efrâsiyâb'ın Hikâyeleri - İhsan Oktay Anar

Dil: Türkçe

Bu yorumu 2 hafta sonra yazdığım için sağlıklı mı bilmem ama aklımda kalan muhteşem hikayeler anlatıldığı. İhsan Abi yine anlatım diliyle, üzerinde çalışılmış her cümlesiyle beni benden aldı. Yaşlı bir dede ve Ölüm, birbirlerine hikayeler anlatıyor kitapta. Bu sefer çook eski İstanbul'da değil hikayeler ama günümüzden 30, 40 belki 50 yıl öncesi. Çok değişik konulara değinilmiş. Yine çok güzel, yine tekrar okunması gereken bir kitap.

Ekim 16, 2010

Suskunlar - İhsan Oktay Anar

Dil: Türkçe

Harika! Tek kelimeyle muhteşem!! Tekrar okuyup, arada kalmışları anlamak gerek. "Beni siz mi çağırdınız?" hikayesine bayıldım! İkinci okumamdan sonra yapıcağım yorumların daha sağlıklı olucağına inanıyorum. Bir sonraki sefere kadar hoşçakalııııııın!

Ekim 02, 2010

Amat - İhsan Oktay Anar

Dil: Türkçe

Çooook güzel! Yine eski zamanlar, yine ufak hikayelerin muhteşem birleşmesi. Kitap denizde Amat adlı gemide geçiyor. Dolayısıyla çok fazla denizcilik terimi kullanılmış. Anladığım kadarıyla, eski denizcilik (yelkenliler zamanı) jargonu üstelik. İhsan Abi çok hakim, şaştım kaldım doğrusu. Her seferinde sözlüğe bakamadığımdan, savaş sahnelerini vesaire gözümün önünde canlandıramadım ama yine de çok etkileyici. Çok çok felsefik öğeler var içinde, ölüm ve ölümsüzlükle ilgili. Üzerine düşünmek gerek. Yeniden okunmalı. Ve tekrar: çok güzel!

Eylül 06, 2010

Puslu Kıtalar Atlası - İhsan Oktay Anar

Dil: Türkçe

İhsan Abi'ye zaten laf yok. Kitabı ikinci okuyuşum, inşallah 120.yi de okurum. Eski Osmanlı'da İstanbul'dan anekdot hikayelerle, astral seyahatlerden dönemin yaşayışına kadar bir çok ufak hikaye genel bir hikayenin gelişimi üzerinden muhteşem birleştirilmiş.