Jiddu Krishnamurti etiketine sahip kayıtlar gösteriliyor. Tüm kayıtları göster
Jiddu Krishnamurti etiketine sahip kayıtlar gösteriliyor. Tüm kayıtları göster

Eylül 15, 2012

Bunları Düşün - Jiddu Krishnamurti


Dili: Türkçe


Yine Krishnamurti ve yine uzuuun süren okuma dönemi. Bilinenden Kurtulmak'taki gibi sindire sindire okudum. Açıkçası bu daha kolay okunan bir kitap. Okullarda küçük çocuklarla, anne babalarla ve eğitmenlerle yapılan söyleşiler konuları üzerinden bir araya getirilmiş. Baştan sona okumak yerine hayatınızın o döneminde sizi ilgilendiren bir konuyu seçip o bölümü okuyabilirsiniz. Her bölüm önce bir açıklama metni arkasındansa her yaştan dinleyenlerin soruları ve cevapları şeklinde.

Kitabın ana fikriyse eğitim sisteminin (sistemlerinin) çocukken sahip olduğumuz açık enerjiyi nasıl söndürüp, sıradan sorgulamayan insanlara dönüştüğümüz. Bu noktada çocukları erken yaşta uyarmak kadar eğitmenleri de yönlendirmesi açısından çok önemli ve en beğendiğim yönü de bu oldu.

Artık bu söyleşileri yapma olanağımız olmadığına göre tavsiyem anne babaların bu kitabı okuyup daha sonra küçük çocuklarına okumaları veya okutmaları. Tabii ki küçük bir çocuk tüm kitabı okumaktan sıkılacaktır ama okurken sizi ilgilendiren kısımları işaretleyin ve çocuğunuza okuyun derim. Hele ki okulla başı belada olan ailelere çok yardım olacaktır. Onun dışında eğitmenler ve okul tamam ama anne babaların da çocuklarını eğitirken ki yaptığı istemsiz hataları görmelerini sağlayacaktır. Örneğin gençlerin sıklıkla "annem babam benim böyle olmamı istiyor ama ben istemiyorum." gibi sorular sordukları görülüyor. Din, meslek veya evlenilecek kız/adamla ilgili olabilir. Anne baba olarak kendi yatkınlıklarını çocuklarına dayatıp özgürlüklerini kısıtlamanın hatası vesaire gibi aydınlatmalar var. Aynı şekilde aile akraba veya arkadaşlık ilişkileri için de geçerli. Her insana istekleri, hedefleri, eğilimleri konusunda saygı göstermek ve gösterebilmek üzerine sohbetler var.

Okuyun derim.

..Mevcut eğitim sistemimiz bize yaptığımız işi değil, başarıyı sevmeyi öğrettiği için kötüdür. Eylemin sonucu eylemden daha önemli hale gelmiştir..Sayfa130

..Mükemmeliyet önceden tasarlanmış bir anda yaşanan bir şeydir ve bu anın bir sürekliliği yoktur; bu nedenle de ne mükemmeliyeti tasarlayabilirsiniz ne de onu kalıcı hale getirecek bir yol bulabilirsiniz..Sayfa159

..Fakat bilgi zihni, aklı, iç dünyayı yönlendiren bir geleneğe, bir inanca dönüştüğünde bir engeldir ve aynı zamanda insanları böler. Bütün dünyada insanlar gruplara bölünüp kendilerine Hindu, Müslüman, Budist ve Hristiyan gibi isimler takıyor fark ettiniz mi? Onları bölen nedir? Bilimsel keşifler, tarıma, bir köprü yapmaya, uçakları uçurmaya dair bilgiler değildir. İnsanları bölen, zihni belli bir yönde koşullandıran gelenekler ve inançlardır..Sayfa174

..Gerçek Brahman, gururlu olduğu için değil, kendi ışığı kendine yettiği için kimseden bir şey istemeyen biridir..Sayfa207

..Yalnızca içi boş olan doldurulmak ister ve boş bir kalp, guruların peşinde koşmakla ya da başka bir yoldan sevgiyi aramakla doldurulamaz..Sayfa242

..Oysa kendimizi Hindular, Amerikalılar ya da İngilizler veya beyaz, kahverengi, siyah ya da sarı olarak görmekle aramızda gereksiz engeller yarattığımızı anlamamız çok önemlidir..Sayfa246


Temmuz 07, 2012

Bilinenden Kurtulmak - Jiddu Krishnamurti

Dili: Türkçe

Aslına bakarsanız kitabı okumak birkaç ayımı aldı. Felsefeye dair güçlü bir alt yapım olmadığı için olduğunu sanmıyorum. Hani hep diyoruz ya "sindire sindire okumak lazımmış bu kitabı ben hemen bitirdim" diye. Bu sefer öyle demiyorum. Çünkü bırakın bir bölümü, bir paragrafı okuyup üç gün düşünebilirsiniz.. Bu sefer yavaş yavaş, sindire sindire okudum.

Bu kitap "dünya öğretmeni" lakaplı Krishnamurti'nin hayatımızda bir dakika durup düşünmediğimiz duygu ve olaylarla ilgili insanları düşünmeye ve sorgulamaya iten sohbetlerini içeriyor. Otorite, zevk, ölüm, ideoloji, şiddet, ideal ve gerçek, sorumluluk, uyuşturucu, ikiyüzlülük falan filan bir ton konu var.

Alıntı yapmaya kalkışsam galiba bütün kitabı buraya yazmam gerekir. O yüzden yapmayacağım. Genel olarak aklımda kalacak olan en büyük şey ise bir ideolojiyi kabul edersek artık orada özgür olamayacağımız konusuydu. Bu siyasi bir örgüt veya bir din veya bir futbol takımı olabilir. Ayrıca, yakın zamanda yaşadığım kayıp nedeniyle ölüm konusunda yazdıkları çok dikkatimi çekti. Sahi ölüme neden bu kadar üzülürüz? Ölen insan için mi yoksa kalanlar için mi kendimiz için mi? 

Kitap boyunca Krishnamurti sizinle konuşuyor, size hitap ediyor. Daha önce dikkat etmediğiniz konulara dikkatinizi çekiyor ve sizi sorgulamaya itiyor. Ha neyi yapmıyor? Size "bunun böyle olması gerekir" veya "doğru yöntem budur" demiyor. Zaten o zaman o da bir ideoloji yaratmış olurdu ve takip etmeye kalkarsanız yine özgür olamazdınız. Neyse.. Tembel beynimiz aslında "birisi bize yol göstersin, biz de kendi doğrumuzu bulmakla uğraşmayalım" der ama bu kitapta onun eksikliğini hissedebilirsiniz -ki bence harika bir şey. Sizi sadece düşünmeye itecek, ne yapmanız gerektiğini söylemeyecek.

Kısacası, körü körüne bağlandığımız ve bildiğimizi sandığımız şeylerden gerçekten kurtuluyoruz. Elinizin altında bulunsun, baştan sona okumanız da şart değil. Aradan istediğiniz konuları -o günün ihtiyacına göre- seçip de okuyabilirsiniz.