Eylül 13, 2014

Saatleri Ayarlama Enstitüsü - Ahmet Hamdi Tanpınar

Dili: Türkçe

"Türk edebiyatının en başarılı romanı" diyenler vardı, Türk edebiyatının bütün eserlerini okumamakla beraber gerçek olabileceğini düşünüyorum. Bütüün kalbimle! Harika bir hikaye harika anlatım. İnanın yorum yapmak bana düşmez burda şapkamı çıkarıp yerlere kadar eğiliyorum.

Kitabın güzelliği dışında, toplumumuza da koskocaman bir ironi var. Haklısın be abi deyip rakılarımızı tokuşturabilseydik keşke..

Ne söyleyeyim daha, 5 üzerinden 3 milyon yıldız!

Eylül 03, 2014

Drina Köprüsü - Ivo Andric

Dil: Türkçe

Ya çooooooooooooooooooook güzel! O kadar güzel ki anlatamam! Bildiğiniz destan. Kitabın başından sonuna karakter yok. En azından insan karakteri yok. Bir tek Drina Köprüsü var.

Köprünün yapılmasından tee yazarın yaşadığı döneme kadar olan zamanda geçen bütüün hikayeler. Dünyanın Sadrazam Sokullu Mehmet Paşa zamanından birinci dünya savaşına kadar olan bütüün hayat! Dünyanın nasıl değiştiğini bu küçük kasabadan izleyebilirsiniz. İnsan aldıları nasıl değişti, toplum yapısı nasıl değişti, teknoloji sanayi nasıl değişti. Çok güzel yahu çok çok gerçekten çok. Kitapta yüzyıllar boyunca karşılaştığınız bütün insanları seveceksiniz..

Dili çok "çerezlik" olmadığı için hüüüüp diye okunacak bir kitap değil uyarayım. Çok çok çok keyif aldım.

Ağustos 24, 2014

Totem ve Tabu - Sigmund Freud


Dili: Türkçe


Bu kitabı okuduktan sonra Freudculara şu soruyu sordum:

Freud'un Totem ve Tabu'su bir literatür eseri midir yoksa daha çok popüler kitap tarzı mı? Eğer bilimsel literatürse, psikoloji alanında "bilimsel yöntem" 21. yüzyılda o zamankinden ne kadar farklı?

Hiç kimse cevap vermeye tenezzül etmedi o yüzden cevabını bilmiyorum. Bu kitap, evet kült bilinen önemli eserlerden birisi. İlkel toplumlardaki soruglanamaz totem ve tabularla gelişmiş toplumları karşılaştırıyor. Beni pek açmadı.

Yukarıdaki soruma gelirsek, bu kitap eğer bir literatür olarak yazıldıysa çok başarısız. Haa bunu fizikçi l-kimliğimle söylüyorum, şimdiye kadar psikoloji makaleleri falan okumadım. Gözlem-analiz-sonuç ilişkisi çok acayip geldi bana o yüzden bilimsel yöntem adına çok garipsedim ve hiç etkilenmedim. Ha bu bildiğin kitap, literatür değil diyorsanız tamam söyleyecek bir şey yok. Sorumu burda tekrarlıyorum, cevap verebilecek uzmanlar varsa müteşekkir olurum.

Böyle yerden yere vurmuş gibi oldum ama tam öyle değil, eminim ki yaşadığı dönem içinde değerlendirildiğinde inanılmaz öngörülü ve tabu yıkıcıdır..


Temmuz 23, 2014

Bir Başka Gerçeklik - Carlos Castaneda


Dili: Türkçe


Bizim Carlos ilk kitap Don Juan'ın Öğretileri'nin sonunda bıraktığı Don Juan çömezliğine birkaç yıl aradan sonra geri dönüyor. Zaten serinin 7 kitaptan oluştuğunu düşünürsek beklenen bir hamleydi. Yine de ilk kitabın sonunda yaşadığı korkudan sonra geri döndüğünü görmek güzel. Bu kitabın ana konusu "görmek". Görmek nedir demeyin zira Carlosbir kitap boyunca görmeye çalışıyor..

Şimdii, hatırlatma yapalım ki Carlos Castaneda adlı doktora öğrencisinin tez yazım aşamasında münasebet kurduğu Meksikalı şaman Don Juan'la geçirdiği zamanları anlatıyor. Yani gerçek hikaye. Yine doğanın belli ürünlerini yedirerek spiritüel yolculuklara çıkıyor Carlos. Çoğu zaman Don Juan'ın rehberliğinde tabii ki. Bu yüzden kitaba kurgu diyenler de var, onları gerçekten yaşamadı ki hede hödö diye. Detaylarını anlatmayaraktan, kendi tabirimle spiritüel büyücülüğe, şamanlığa, doğaya ilginiz varsa hoşunuza gider. Ben yine beğendim zira Don Juan'ın ağzından çıkan ve çıkmayan her ses bir hayat ve ruh rehberi. Önyargılı olmayı da bırakın ha :)

Ha bu arada çevirmene iki çift lafım var. Böyle kitaplar çeviriyorum çok coolum, çok entelim diye dolaşıyorsunuz belli ki ama Türkçe kelimeleri de entelleştirme çabanız beni inanılmaz soğuttu. "Alışkanlık" yerine "alışkı", "sesindeki titreme" yerine "sesindeki titrem", "uygulama" yerine "uygulayım" vs vs çok baydı gerçekten içim şişti midem bulandı. Sanki "bu kitapları herkes okuyamaz heaa" gibi bir hava atılmış. Neyse..

..Kimseden tiksindiğim yok. İnsanın bu yaşamda geçtiği yolların hepsi de eşitmiş; bunu anladım. Kıyıcılar da kıygınlar da önünde sonunda birleşirler; ikisi için de değişmeyen tek şey, yaşamın her ikisi için de çok kısa olduğu bulgulamalarıdır. Bugün ben üzgünsem, anam babam öyle öldürüldüler diye değildir bu. Kızılderili olduklarına üzülüyorum ben. Kızılderili gibi yaşadılar, Kızılderili gibi öldüler. Ne yazık ki, her şeyden önce, insan olduklarını bilemeden öldüler...Sayfa148

..Kendi kendimize konuşmayı kestiğimizde, dünya hep olduğu gibi kalır. Biz kendi dünyamızı, kendi içsel konuşmalarımızla yenileriz, yaşamla tutuşturur, canlandırır, doğrular ve sürdürürüz. Yalnız bunlar da değil, bi de kendi kendimizle konuşa konuşa seçmiş oluruz yolumuzu. İşte seçtiğimiz şeyi böyle yineleye yineleye bi gün gelip de ölene dek sürdürmüş oluruz..Sayfa227

Nisan 28, 2014

Garanti Karantina - Murat Menteş

Dili: Türkçe
Garanti Karantina

I ih yok hayir olmamis. Siirden anlayan bir insan degilim, goreceginiz uzere blogda da siir kitabi yoktur. Hevesliyim aslinda, yavas yavas gireyim siir ulkesine diyorum. Denedim, ama cooook yanlis bir kapidan girmisim. Bana gore sadece bir takim 'entel' terimlerin corbasiydi. Bitirmesem mi dedim, sonra cok ince oku gitsin dedim oyle bitti, yoksa bitmezdi. Gerek yok Murat Abicim nolur git roman hikaye yaz, onlar harbi eglenceli oluyo..

Goodreadsteki reviewlara bakinca, cogu beni de anlatiyor. Kimsenin ahini almadan buraya bir ornek yazayim siz anlayin:


Mehlika: daha iyi şiirleri olup da kitapları olmayan insanlar varken
-hayır kendimden bahsetmiyorum



Nisan 26, 2014

Har - Murat Uyurkulak

Har
Dili: Türkçe


İlginç.. Yorumum kafamın üzerinde beliren birkaç soru işareti yanında bir gülümsemeyle "ilginç". Fantastik bir hikaye, bir roman. Baştan aşağı sembol. Olaylar kişiler mekanlar, öyle çok da düşünüp analiz etmenizi gerektirmeyen semboller. Kitabı "Kürt sorunu", "Türk-Kürt kardeştir", "80 darbesi", "Yaradılış-İlahi din eleştirisi (hatta tiye alan)", "sanatçı kaprisleri" vs vs olarak okuyabilirsiniz. Seçin beğenin alın, daha doğrusu seçmeyin hepsini alın.

Kitap boyunca keyiflendim mi? Evet. (Kızdım mı? Ona da evet. Burada siyaset yapacak değilim elbet açıklama yapmaya gerek yok.) Bazen lafları öyle koymuş ki, cukkk. Çok keyiflendim evet. Fantastik dedik ya, aslında somut olan olayı al felsefik laf yap iyuuufffff.


..Bir yanda çüklüler, öbür yanda rahimliler vardı. Çüklülerin dışı, rahimlilerin içi kuvvetli olmuştu. Rahimliler selimdi, usluydu, rahimdi, lakin çüklüler pek fenaydı, onları zaptetmek mümkün değildi...Sayfa26

..İnsanın ruhuna erişeceksen, deliğinden değil yarasından gireceksin..Sayfa132

..Son nefesini huzurla veriyorsan, alçaksın.
Son sözün itiraf olmalıdır, son nefes verilmez gönül rahatlığıyla.
"Seni böyle seviyorum" diyenlerden kork.
"Öyle"nden tiksinmektedir zira...Sayfa224

Nisan 20, 2014

Beyoğlu'nun En Güzel Abisi - Ahmet Ümit

Beyoğlu'nun En Güzel Abisi (Başkomiser Nevzat #5)
Dili: Türkçe 


Nevzat Başkomserimin son kitabı.. Nevzat Bey'e olan özlemimizden daha fazlası bu kitap. Adından da anlaşılacağı gibi Beyoğlu'nda Tarlabaşı'nda geçiyor hikaye. Kentsel dönüşüm, rant, 6-7 Eylül olayları, sokak çocukları, kayıp hayatlar ve Gezi var..

Bu kitabı önemsememin aslında belki en güzel yanını şöyle açıklayabilirim. "Gezi'den ne sonuç çıktı?" sorusunu soran yerli yabancı bir sürü insan var etrafta. Orada insanlığın iyi tarafı canlandı, gerçek oldu. Evet parktaki güzel dayanışmalı hayat uzun sürmedi belki. Ne zaman ki toplumsal bir olay sanata aktarılırsa işte o gerçekleşir ölümsüzleşir. Gezi dayanışmasını, özellikle sokak çocuklarının orda gördüğü sevgiyi, saygıyı ve şevkati -belki hayatlarında ilk defa- bir romana taşımış olmasıdır bu kitabın önemi. 

Polisiye anlamında eleştirenler olmuş, çok dönüp dolaşmış hikaye bir çözülemedi diye. Belki de Tarlabaşı'nda yaşanan insan dramı da mafyöz illegal işlerin de kördüğüm olup çözülemediğindendir. O nedenle hiç gerçek dışı gelmedi. Kitap boyunca Ali Öz'ün oralar yıkılmadan insanlar sokağa atılmadan önce çektiği fotoğraflar canlandı gözümde. Sonuç olarak siyasi bir roman değil. Sen ben gibi basit insanların, küçük hayatlarının dramı. Önyargılı olmayın diye söylüyorum.

Ben çok beğendim, herkese de okumasını tavsiye ederim. En çok da Gezi olaylarına destek vermeyen insanların, orada bulunmuş kişilerle empati kurması açısından.. 

.."Nah kurtulursun. Öyle piyango bize vurmaz. Anlamadım mı lan taş kafa. Bizim kaderimiz mühürlü oğlum mühürlü. Bugün mutluluktan müebbet yesek, yarın af çıkar. Televizyon kamerası kim, sen kim?"..Sayfa136

.."Bu memlekette kadınların eti de, canı da sudan ucuzdur"..Sayfa172

Bir gözü olmayan minik tinerci sokak çocuğu Pirana'nın sözleri:
..Puştun teki, üç metreden gaz fişeği sıktı tüfekle. Boş bulundum, yoksa yaklaştırmazdım yanıma....Her yer karardı, ama gözümün patladığını anlamadım, birazdan geçer zannettim...... Gözümü açtım ki revirdeyim.. Hastane değil, polis ambulans filan sokmuyordu ki meydana. Parkın revirinde, Şahap Abi diye bi doktor vardı. Bizim Keto gibi kıvırcık saçlı, tombul, o yardım etti bana. Bir de Nazlı Abla.."Sayfa140-141