Ağustos 28, 2013

Dede Korkut Hikayeleri - Anonim

Dili: Türkçe

Tabii ki bir derleme bu ve Türkçeleştirilmiş bir çalışma. Türkçeleştiren kişinin biraz fazla muhafazakar bir kesimden geldiği kanısındayım. Yine de eski Türkçe'yi anlayabileceğimiz şekilde güzel bir çalışma olmuş.

Çoğunlukla şiir olarak anlatılan eski Türk hikayeleri bunlar.

O eski kullanımlar kalıplar kelimeleri görmek beni çok çok mutlu etti. Sanırım dile ilgi duy
an bir insan olduğum için. Hikayelerde insanın kanı kaynıyor. Ancak hikayelerde amma çok insan ölüyor. Sürekli kan! Savaşçı toplum olmamızdan, hele ki barış rüyalarına daldığımız şu günlerde, biraz utandım.

Belki burada okuduklarımız bugün ülkemiz ve aslında genel olarak Ortadoğu insanının içindeki kin ve nefretin nereden geldiğini açıklıyor olabilir. Tabii ki tavsiye ediyorum! Türkçe'ye dair çoooook şey öğrendim ve çok keyif aldım!

Haziran 26, 2013

Kuru Su - Engin Geçtan

Dili: Türkçe

Haziran boyu gezi olaylarını takip edip sosyal medya okumaktan kitap okumaya pek zaman kalmadı. Varsın kalmasın.

Bu kitapsa elimde tam 1 ay süründü. Yazar kusura bakmasın ama bi ordan bi burdan yazılan öyküler ve ucundan bi yerinden birleşmeleri falan pek olmamış. Ben hiç içine giremedim hikayenin. Biraz bilimkurgu biraz fantastik.

Yaaani.. Özür diliyorum kendisinden. Başka kitaplarını okumadığım için yazar hakkında değil sadece bu kitapla ilgilidir bu yorumum.

Mayıs 31, 2013

Sis ve Gece - Ahmet Ümit


Dili: Türkçe 


Ben genelde zaten Ahmet Ümit'in anlatımına bayılırım. Bu kitabınsa hikayesini çok sıcak ve içten bulduğum için bayıldım! Polisiye romanlarda "son tahmin etmecilik" oynamayı sevenleri hüsrana uğratacak bir kitap..

Kimi insanlar eleştiriler yapmışlar, "Olaya dair ipucu yok kitap boyu, ilgi azalıyor" vesaire diye.. Bence çok da güzel olmuş. Çünkü bu son tahmin etmece oynayanların nedense egoları fazla büyük insanlar olduğunu düşünüyorum. Her an yazardan daha akıllı olduğunu göstermeye çalışmak gibi bir şey. "Ben doğru tahmin ettim" diye övünmek, bence yanlış. Zira yazar kitabı son sayfası okunsun diye yazmıyor. Ona bu yolculukta eşlik etmenizi bekliyor. Bırakın yolculuğun tadını çıkarın..

Ben çok beğendim bu kitabı! Sanıyorum filmi de varmış, umarım bir yerde denk gelirim. Tavsiyeler diz boyu!

Mayıs 29, 2013

Franny ve Zooey - J.D. Salinger

Dili: Türkçe 

Daha önce Çavdar Tarlası kitbını okuduğum için fazla umutlu başladım bu kitaba ama hevesim aynen söndü. Yine de kitabı yarım bırakmadım. Hikayede Franny ve Zooey kardeşleri okuyoruz. Sürükleyici bir hikayeden çok "ööööyle bir durum" okuyoruz. Ben hiç keyif almadım ama bu kadar meşhur olduğuna göre belki ben anlamamışımdır diyebilirim. Yine de beğenmedim ne yapayım..

Mayıs 28, 2013

Fahrenheit 451 - Ray Bradbury


Dili: Türkçe 

Bu kitabı çok gecikmeli okudum ben ama geç olsun güç olmasın diyerek kendimi avutuyorum. Bu klasik kitapla ilgili çok yorum yazmak bana düşmez açıkçası ama zaten burada profesyonel bir iş yapmıyoruz.

Kitaptaki dünya öyle bir hal almış ki, itfaiyecilerin asli görevi evlerdeki kitapları tespit edip, kitapları yakmak! İtfaiyecilerin yangın söndürdüğü günler çok geride kalmış ve unutulmuş. Kitap boyunca bir itfaiyeciyle bu dünyada dolaşıyoruz.

Çok çok çok çok güzel! Mutlaka okuyun dememe gerek yok sanırım!

Mayıs 25, 2013

Rocannon'un Dünyası - Ursula K. LeGuin


Dili: Türkçe


Gezi olayları derken, yaz boyu yazamadım uzun zamandan sonra yazıyorum yorumlarımı (bugün 1 Eylül 2013). Biraz zamanaşımı olmuş ama ne yapalım..

Bu Ursula Teyze'den okuduğum en güzel kitap değildi ama hatırladığım kadarıyla yine sisteme güzel eleştirilerin olduğu bir dünyaya dalıyoruz. Savaşma fırsatını asla kaçırmayan insan ırkı...

Yazarın diğer kitaplarını önce okumanızı eğer Ursula'yı çok severseniz bunu da okumanızı tavsiye ederim..

Mayıs 20, 2013

Agatha'nın Anahtarı - Ahmet Ümit


Agatha'nın Anahtarı

Dili: Türkçe

Şimdiye kadar okuduğum Ahmet Ümit'lerden değişik bir konsept. Küçük küçük bir sürü polisiye hikaye. Ben çok keyif aldım. Ha yorumlar arasında "vasat" vesaire diyenler olmuş. Sanırım genel akım popüler polisiye kültürüyle alakalı. Son zamanlarda polisiye kitaplar genellikle bir felsefe, tarihi olay veya politika üzerine yazılan, yüksek miktarlarda vahşet içeren ve genellikle seri katil konsepti üzerine yazılıyor. Ahmet Ümit'in de Kavim, Bab-ı Esrar gibi kitapları da böyle. Buna karşı mıyım? Hayır. Ama bu öykü kitabına vasat diyenlerin "olması gerekenin genel akım" olduğu gerçeğine kendilerini kaptırmış olduklarını düşünüyorum.

Bu sefer bir Sabahattin Ali sadeliği içinde günlük hayattan güzel ve ilginç hikayeler okudum. Biraz Beyoğlu Rapsodisi keyfi de aldım ve Nevzat Komiser'le tekrar buluştuğuma memnun oldum.